Sürekli kınayarak ve suçlayarak çocuğu doğruya yönlendiremezsiniz. Hayata ve olaylara onun gözüyle bakmayı denemeli, onu anladığınızı hissettirmelisiniz.
Çocuğunuzun size sonsuz bir güven duyması ve her zaman sevildiğini düşünmesi için sevginizin şartsız olması gerekiyor. Şartlı sevgi ifadesi çocukta, istenileni yapmadığı zaman sevilmeyeceği duygusunu oluşturuyor.
Oğlunuz dersinden ‘beş’ aldığı zaman ‘Aferin oğlum, ne kadar akıllısın, seni çok seviyorum.’ dediniz ama ‘üç’ aldığında ‘Neden dersine çalışmıyorsun, haylaz çocuk.’ diyerek azarladınız.
Kendisine duyulan sevgiyi yapılan hareketlerle anlayabilen çocuk, bu iki farklı ifadeye bakarak sevgiyi artan ve azalan bir şey sanıyor. Oysa sevgi azalan değil, artan bir şeydir. Sevgi hep vardır ve şartlara göre değişmez.
***
SEVGİYİ GÖSTERME BİÇİMLERİ ÇOK ÖNEMLİ
Çocuğunuza kendisini şartsız sevdiğinizi ifade etmek için ‘Ben seni her zaman çok seviyorum, ama bu davranışını onaylamıyorum’ diye konuşun. Bu şekilde, hem ‘ben’ dilini kullanıyor, çocuğunuzu suçlamak yerine kendi duygularınızı yansıtmış oluyorsunuz, hem de güven duygusu veriyorsunuz.
‘Ders çalışmadığından dolayı, ablana vurduğun için, eşyaları dağıttığın için.. ben çok rahatsızım ve üzülüyorum” ifadesi ‘Sen ne yaramaz, kötü bir çocuksun’ sözlerinden daha sıcak mesajlar veriyor. Çocuğunuza üzüntülerinizi, sıkıntılarınızı anlatın. Onu her şeye rağmen sevdiğinizi her zaman vurgulayın.
Derslerine pek çalışmayan ve düşük notlar alan çocuğunuzla ‘Oğlum (kızım), biliyorum ki sen elinden geleni yapabilirsin. Beş alman gerektiğini söylemiyorum, ama elinden geleni yapmadığını düşünüyorum. Sen çalıştığın zaman başarılı olacaksın.’ diyerek konuşursanız, hem onu destekleyerek güven vermiş olursunuz hem de beklentinizi ifade edersiniz.
Bu konuşmadan çocuğunuz ‘Ben sevilmiyorum, iyi ki bir üç aldım’ sonucunu çıkarmaz. Çocuklarınıza sevginizi tüm ilişkilerinizde etkili zaman ayırarak, gerçekten ilgilenerek gösterebilirsiniz. Oyun oynama, birlikte bir yerlere gitme, kitap okuma, sohbet etme gibi.
1-Sevgi bir hazinedir, bir sermayedir, bir güçtür. Bu gücü elde eden insan toplumun en zenginidir. Böyle zengin bir insan olmak ister misiniz?
2-Gerçek sevgi, hiçbir menfaatin buluşmadığı,temiz ve durudur. Korundukça kıymetlenir., harcandıkça çoğalır.
3-Yüreğin yakıtı sevgidir. Sevgisi tükenmiş bir yürekle hayat yolculuğuna çıkarsan, kurda, kuşa yem olursun.
4-Ana dilinden başka dil öğrenmek istiyorsanız, önce yürekleri birbirine bağlayn evrensel sevgi dilini öğrenin.
5-Çok sevilen bir kişi olmak istiyorsanız, çok seven bir kişi olmalısınız.
6-düşmanlarınızı da sevmesini bilin.Çünkü kusurlarınızı yalnız onlar açıkça söyler.
7-ALLAH, sevilenleri sevenlerin duasıyla korur.
8-Sevdiğiniz insanın iyi ve güzel taraflarını keşfedif, destekleyerek, sevginizi ortaya koyun ve yeşertin.
9-Sevdiklerinize, dostlarınıza sevginizi belli edin. Çocuklarınızı kucaklayın öpün. Bu sevgiyi yeşertir, tazeler ve artırır.
10-Sevmediğiniz insanların da sevilebilecek bir yanını bulmaya çalışın. Yoksa, dünya, birbirine düşman insanlar için cehenneme döner. Ayrıca yalnız sizi sevenleri sevmek, sevgi değildir, bir değiş tokuştur.
11-Eğer sevilmek istiyorsanız, siz de sevmesini bilmelisiniz ve sevilmeyi hak etmelisiniz.
12-Öğrenilmesi gereken en önemli şeylerden biri, her zaman sevecek bir şeylerin var olduğu gerçeğidir.
13-sevgide her zaman aşırılıklardan kaçının, dengeyi muhafaza edin. Çünkü sevgi ile nefret arasında çok ince bir çizgi vardır. Bundan dolayı bazen düşmanlıklar, nefretler, dengesiz ve şiddetli sevgiden doğar.
14-Kolay ele geçen sevgi uzun yaşmaz Çünkü insan, katlandığı fedakarlıklar, çektiği ıstıraplar nispetinde sever, sevgisini olgunlaştırır ve uzun ömürlü olur.
Yeterince sevgi alamamak insana acı çektirir. Uzmanlar, nörotik davranışların, hatta zihinsel bozuklukların, sıklıkla, sevgi eksikliğinden kaynaklandığını belirtmektedirler. Ayrıca yapılan araştırmalar, fiziksel hastalıkların yüzde 87 gibi yüksek oranının yeterince sevgi alamamaktan kaynaklandığını göstermektedir.
Sevgi hem en büyük sermaye, hem de en büyük güçse; bir insanın en önemli önceliği sevgiyi elde etmek, onunla yaşamak ve onunla ölmek olmalıdır.
İrade insan için büyük bir lütuf. Örümceğin bir ağı vardır, başka bir şey örmeyi dileyemez. İpek böceği de ağdan anlamaz. Atın işi koşmak, deveninki yük taşımak, bülbülünki ötmektir. Bunların dışına çıkmaya güç yetiremezler. Onlara bu irade verilmemiştir. Ama, insan öyle mi? Elinden, iğne de çıkıyor, füze de. Fikrinden, nice farklı, hatta birbirine zıt kitaplar fırlayabiliyor. Ve kalbi, fâniden bakiye nice sevgilere açık, dilediğini sevebiliyor. Bütün bunları irade denilen büyük bir nimet ile, yahut azim bir imtihan suali ile yapıyor.
İnsan bu büyük sermayesini hakkıyla değerlendirmelidir. Söz tutmak, emir dinlemek de bir irade işidir. Karşı kutupta itaatsizlik vardır, isyan vardır. Bir öğrenci kendi iradesini hocasının emirlerini dinlemeye sarf ederse âlim olur, ârif olur. Söz dinlememeyi marifet sananlar ise, cehaletlerini artırmaktan öte bir şey yapmazlar.
Kul olduğunu bilen ve bunun şuuruna eren insan, kendi cüz’i iradesini Rabbinin küllî iradesine tâbi kılar. Yâni, O neden razı oluyorsa onu yapar; neye rızası yoksa ondan kaçar. Cenâb-ı Hakk bu irade imtihanını başarabilen kullarını ebedî Cennetle lütuflandıracaktır. Göze görmeyi, kulağa işitmeyi ihsan eden Allah, iradenin hakkını da şöylece veriyor: İnsan kendi cüz’i iradesiyle neyi diliyorsa, Allah onu yaratıyor. Bu da İlâhî iradenin bir başka tecellisidir. Şöyle ki: Cenâb-ı Hakk, irade sahibi bir mahlûk var etmeyi, o kendi iradesini hangi yönde kullanırsa, o sahada önünü açmayı, hayır olsun, şer olsun, o ne dilerse onu yaratmayı irade buyurmuştur. O halde, insan isyan etmekle Allah’ın iradesine rağmen bir iş yapmış olmuyor; ancak Onun rızasına zıt hareket etmiş oluyor.
Allah’ın iradesi sonsuzdur, mutlaktır. Onu sınırlayacak, kayıt altına alacak bir başka irade düşünülemez. Kulun kendisi gibi, irade sıfatı da yaratılmış. Yaratılanın ise yaratanı sınırlandırması mümkün değil..
Onun ihsan ettiği irade sıfatını Ona isyanda kullananlar için ezelî irade, bir ebedî Cehennem takdir etmiştir.
Geliniz o azap diyarına uğramamak için irademizi hayırda kullanalım... Böyle yaparsak Cennetleri çok gerilerde bırakan rızaya kavuşuruz.
Sual: Yetime iyilik etmenin veya onu dövmenin veya hakkını yemenin dindeki yeri nedir? Yetimlik kaç yaşında sona erer?
CEVAP Akıl-baliğ olan çocuk, yetimlikten çıkmış sayılır. Yetime iyilik etmek çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Yetimi güzel terbiye ederek büyütenle Kıyamette beraber oluruz.) [Buhari] (Akraba veya yabancı bir yetimi kendisini kurtarana kadar bakana Cennet vacip olur.) [Ebu Davud]
(Allahü teâlâ, yetim bulundurulan ve ona iyilik yapılan evi sever.) [Taberani]
(Yetime yakın ol, ona acı, başını okşa, beraber yemek ye! Böyle yapanın, kalbi yumuşar ve ihtiyaçları karşılanır.) [Haraiti]
(Sabredip sevabını umarak yetime bakanla, Cennette beraber oluruz.) [Taberani]
(Cennetin kapısını ilk önce ben açacağım. Bu sırada, bir kadın, benden önce davranacak, buna kim olduğunu soracağım, o da, "Yetim kalan çocuklarıma bakan biriyim" diyecektir.) [Ebu Yala]
(Evlerin en iyisi, yetime iyilik yapılan evdir. En kötüsü de yetime kötülük edilen evdir.) [İbni Mace]
(Çocuklarının hepsini aynı derecede tutup, yetime haksızlık eden Allahtan uzaklaşmış olur.) [İbni Asakir]
(Yetimlerin, fakirlerin geçimini üstüne alan, Allah yolundaki bir mücahid gibi veya gündüz saim, gece kaim sevabına kavuşur.) [Buhari] [Saim, oruç tutan, kaim, gece ibadet eden]
(Cennette Dar-ül-ferah denilen köşke, ancak, müminlerin yetimlerini sevindiren girer.) [İ.Neccar]
(Kalbinin yumuşamasını ve hacetinin görülmesini istersen, yetime acı, onun başını okşa ve ona yediğinden yedir.) [Taberani] [Yetimin başını okşayana, hac sevabı verileceği de bildirilmiştir.]
(Yetimi ağlatmaktan sakının!) [İsfehani]
(Şu iki zaif hakkında Allahtan korkun! Dul kadın ve yetim çocuk.) [Beyheki]
(Yetim talebesine gücünün yetmediği işleri teklif eden hocaya elim bir azap vardır.) [İ.Rafii]
YA RAB.!
Bir ışık sun ya Rab bize..!
Gönlümüz Nurlar dolsun..
Yollarımız çıksın düze,
Her arayan Seni bulsun..
Gökler yere Rahmet döksün,
Ufuklarda şafak söksün,
Zulümler yıkılıp çöksün,
Her yanda Namın duyulsun
YA RAB.!!